12 EYLÜL DARBESİ VE ETKİLERİ

Bu yazımda, Ülkemizi içten yıkan, bölen, parçalayan 12 Eylül 1980 darbesinin öncesi ve sonrasından bahsedeceğim...

O gün doğanlar, bu gün 41 yaşında...

12 Eylül darbesi, ülkemiz için tarihe KARA BİR GÜN, KARA BİR LEKE OLARAK geçti...

12 Eylül, demokrasinin, hak ve özgürlüklerin rafa kaldırıldığı bir gün...

12 Eylül, vatanını, milletini, bayrağını canından çok seven, koruyanların işkence odalarında acımasızca ölüme terkedildiği bir gün...

12 Eylül, akıbeti olmayan, ailelerin arayıp bulamadıkları, yaşayıp yaşamadıklarını dahi bilmedikleri bir gün...

12 Eylül, tek başına iktidara yürüyen milliyetçilerin, ülkücülerin velhasıl MHP’nin önünün kesildiği bir gün...

Bu arada, benim de şahit olduğum, bir anıma yer vermek istiyorum...

1970’li yıllarda, MHP mitinginde o kadar insan seli vardı ki, 100 binleri aşan miting-yürüyüşte, adeta “İktidara geliyoruz... Bu ülkeyi biz kurtarırız...” diye haykırıyorlardı...

Bugünkü gibi hatırlıyorum...

(Yürüyüş esnasında, ülkücüler, provakatörlerin yere kaos yaratmak için bıraktıkları bir bıçağı almak yerine, üzerine basın geçiyorlardı...)

Son derece disiplinli, bir yürüyüştü... Sonuçta, hainlerin tüm çabalarına rağmen, miting ve yürüyüş, başarı ile sonuçlanmıştı...

12 Eylül, mazlumların kaybettiği, çıkarcıların ve işbirlikçilerin üste çıktığı bir gün...

..................

Hainler, darbeyi nasıl başardılar;

Özetle anlatayım...

MHP’nin iktidara yürüyüşünden rahatsız olan Amerika başta olmak üzere dış güçler, önce iç kargaşa yarattılar... Bunda da başarılı oldular...

“Peki nasıl oldu?” diyeceksiniz...

Önce sağcı-solcu diye insanları ikiye böldüler...

Bir sofrada yemek yiyen kardeşlerin, birbirlerine hain gözü ile bakmaya başladıklarını sağladılar...

Kardeşi, kardeşe kırdıracaklardı...

Türk-Kürt, Alevi-Sünni dediler: birbirinden kız alıp kız veren, hasım değil, hısım olan aileleri bölmeye çalıştılar...

Bunu da beceremediler, bu defa kahve taramaları başladı... Kahvehanede oturarak, çayını yudumlayan insanları hedef aldılar... Maksat, kaos yaratmak...

Camilere, Cem Evleri’ne saldırarak, halkı kışkırttılar...

İnsanlar evlerinden çıkamaz oldu...

Aldıkları, okudukları gazete benim de o yıllarda çalıştığım Tercüman’sa, sağcı, Cumhuriyet’se, solcu dediler...

Emniyet güçleri, çalıştıkları yere giderken, üniformalarını çantasına koyarak, sivil bir şekilde gidiyorladı...

Balkonda oturmak ne mümkün?

Anında kurşunlara hedef olabiliyordunuz...

Sonuç;

Darbe için ortam hazırdı...

12 Eylül gecesi saat: 03.00..

TRT, PTT ve her türlü iletişim dairelerine el konuldu...

İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Başbakan Süleyman Demirel’in konutu ve diğer hedefler de tereyağından kıl çeker gibi, sorunsuz ele geçirildi...

Sıra; açıklamaya gelmişti...

Kenan Evren, gece saat 04.00’de TRT mikrofonlarından halka sesleniyordu...

Halk uykuda, tanklar, sokakta...

Girişilen harekatın amacını anlatıyordu...

“Ülke bütünlüğünü korumak, milli birlik ve beraberliği sağlamak, muhtemel bir iç savaşı ve kardeş kavgasını önlemek, devlet otoritesini ve varlığını yeniden tesis etmek ve demokratik düzenin işlemesine mani olan sebepleri ortadan kaldırmak”

Sonra, sonra ne mi oldu?

TBMM’nin ve hükümetin faaliyetlerine son verildi.

Ülkenin her yerinde sıkıyönetim ilan edildi...

Siyasi partiler kapatıldı...

Parti liderleri önce askeri üslerde bir süre gözetim altında tutuldu...

7 Kasım 1982 günü sözde halk oylaması(!) yapıldı ve Anayasa yüzde 91.37 oy oranı ile kabul edilerek Cumhurbaşkanı Kenan Evren oldu...

Tabii, darbe savcıları, hakimleri de boş durmuyordu...

Sudan sebeplerle, olaylara fail bulmak için çaba gösteriyor, işkencelerde insanlar ölüyordu...

12 Eylül sonrası rakamlara bir göz atacak olursak;

Cezaevlerinde işkence ile ölenlerle birlikte 300 kişi hayatını kaybetti.

50 kişi idam edildi...

650 bin kişi gözaltına alındı...

230 Bin kişi askeri mahkemelerde yargılandı...

1 Milyon 683 bin kişi fişlendi...

Kenan Evren, bir soru üzerine, idam edilenler için;

“1 sağdan, 1 soldan” diyebilme cür’etini gösterebilmişti.

Tabii; Keser döndü, sap döndü... Bir gün geldi, hesap döndü...

Darbeciler, hakettikleri cezaları buldular...

Ama, olan Türkiye’ye oldu...

Olan Türk Milleti’ne oldu...

Olan, suçsuz yere işkence gören insanlara oldu...

.....................

Değerli okurlarım;

Demokrasi, hak ve özgürlükler bir ülkenin yönetiminde çok önemlidir...

Seçimle gelen, seçimle gitmelidir...

Allah, vatanımızı ve milletimizi, bu satılmış köpeklerden, hainlerden, çıkarcılardan korusun...

ALLAH BİR DAHA ÜLKEMİZE DARBE YAŞATMASIN...

 

Yazara Ait Diğer Yazılar >>