KENELERE DİKKAT! KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ ARTIYOR

Haziran ayında havaların ısınması ile kene tutunmaları ve Kırım Kongo Kanamslı Ateşi (KKKA) olguları artmaya başladı. Bir virüs hastalığı olan KKKA için Türkiye, dünyada hastalığın en sık görüldüğü ülkeler arasındadır. Ülkemizde 2025 yılında 681 kişi hastalanmış, 36 hasta kaybedilmiştir. Hasta sayılarında artış, ciddi ve ölümcül seyirli olabilmesi nedeni ile virüsün tanınması ve gerekli önlemlerin alınması hayati önem taşımaktadır.
 Hastalık Rusya’da 1944-45’te Kırım’ da görülmüş, Kırım Hemorajik Ateşi adı verilmiştir. 1956 yılında Zaire’de bir hastadan Kongo virüsü tespit edilmiştir. 1969 yılında ise Kongo virüs ve Kırım hemorajik ateşi virüslerinin aynı virüs olduğu belirlenmiş ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi olarak hastalık yeniden adlandırılmıştır. Doğu Avrupa, Afrika ve Asya’ da virüs saptanmıştır.
Hastalığın bulaşması: Enfekte kene tutunması, enfekte doymuş kenelerin (özellikle doymuş dişilerin) çıplak el ile çıkarılması sırasında, kene bağırsak içeriği ile korunmasız temas, viremik hayvanların kan, doku ve sekresyonları ile korunmasız temas, KKKA hastalarının kan ve diğer vücut sıvıları ile korunmasız temas, kan içeren damlacık yolu (aspirasyon, resüsitasyon ve öksürme vb. esnasında) ile gerçekleşmektedir.
Bulgular: Kene tutunmasını sonrası 1-3 (maksimum 9) gün, enfekte kan ya da doku ile temas sonrasında 5-6 (maksimum 13) günde bulgular ortaya çıkar. Erken dönem bulguları ateş, baş ağrısı, aşırı halsizlik, yorgunluk, eklem ve kas ağrısı, karın ağrısı, bulantı, kusma ve ishaldir. İlk semptom şiddetli baş ağrısıdır. Daha sonra üşüme titreme ile yükselen ateş̧, baş dönmesi, ense ağrısı, boğaz ağrısı, gözlerde ağrı, hassasiyet, kas, eklem ve sırt ağrıları ortaya çıkar, Bulantı, kusma, karın ağrısı ve kısa süreli bir sulu ishal eşlik edebilir. Kanamalar ortalama bir hafta içinde ortaya çıkar. Deri altına kanama, burun kanaması, kanlı balgam, kusma, kanlı dışkılama, diş eti kanamaları görülebilir. 
Tanısı: Kan tetkikleri ile yapılmaktadır. Antiviral ilaç, steroid, trombosit, eritrosit süspansiyonları gibi destek tedaviler uygulanmaktadır. Aşı ve serum çalışmaları devam etmektedir
Korunmak için: Tarla, bağ, bahçe, orman ve piknik alanları gibi kene yönünden riskli alanlara gidilirken, kenelerin vücuda girmesini engellemek maksadıyla mümkün olduğu kadar vücudu örten giysiler giyilmeli, pantolon paçaları çorapların içerisine sokulmalı ve ayrıca kenelerin elbise üzerinde rahat görülebilmesi için açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir. Kırsal alandan dönünce tüm vücut kontrol edilmelidir.
Kene tutunmuş ise: Hiç vakit kaybetmeden çıplak el ile kene arasında bariyer oluşturacak uygun bir malzeme ile (bez, naylon poşet, eldiven, cımbız, penset gibi) çıkarmalıdır. Kene ezilmemeli, patlatılmamalı, üzerine bir şey dökülmeden çıkarılıp, ısırık yeri dezenfekte edilmelidir. Vücuttan uzaklaştırılan kene, içerisinde alkol bulunan ağzı kapaklı bir şişe içine konulup çöpe atılmalıdır. Gecikmeden hastaneye başvurarak takibe alınmalıdır.

Yazara Ait Diğer Yazılar >>