Taekwondo…

Sadece bir spor değil; disiplinin, geleneğin ve kültürel mirasın vücut bulmuş hali. Taekwondo, Uzakdoğu’dan doğup dünyaya yayılan ve yıllarca aynı coğrafyanın hâkimiyetinde kalan bir branş oldu.
Bu hikâyenin merkezinde ise hiç kuşkusuz Güney Kore vardı. Taekwondonun doğduğu topraklar, uzun yıllar boyunca bu sporun hem teknik hem de zihinsel liderliğini üstlendi. Disiplinli yapı, sistemli eğitim ve kültürel bağlılık Kore’yi zirvede tuttu.
Türkiye’de ise bu sporun temelleri, rahmetli İsmet Iraz gibi öncü isimlerle atıldı. O günlerde yeni yeni filizlenen Taekwondo, bugün geldiği noktada adeta bir gurur tablosuna dönüşmüş durumda.
Artık tablo değişti.
Bugün Türkiye, Taekwondoda sadece orhanizasyonlarda yarışan bir ülke değil; yön veren, korkulan ve saygı duyulan bir güç haline geldi. Uluslararası arenada kazanılan madalyalar, Türk sporcuların sadece fiziksel değil, mental olarak da ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Öyle ki birçok ülke sporcusu için en zorlu kura, karşılarında bir Türk sporcu görmek.
Özbekistan Taşkent’te düzenlenen büyük organizasyon, bu gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi. Asya ülkeleri,(Çin, Kazakistan, Özbekistan, İran) yaptıkları yatırımların karşılığını alarak kürsüye adeta damga vurdu. Bu durum Dünya Tekvando Federasyonu tarafından da dikkatle izleniyor.
Ancak asıl dikkat çeken başka bir tablo var…
Avrupa geriliyor.
Bir dönem tekvandoda söz sahibi olan İspanya, İtalya, Yunanistan, Rusya ve Almanya gibi ülkeler, eski günlerinden oldukça uzak. Performans düşüşü artık gizlenemez bir gerçek haline gelmiş durumda.
Peki bu düşüşte ayakta kalan hatta zirveye yerleşen kim?
Cevap net: Türkiye.
Avrupa’nın güç kaybettiği bir dönemde Türk taekwondosu adeta tek başına bayrağı taşıyor. Büyük organizasyonlarda rakiplerin ortak dileği aynı: “Kurada Türkiye çıkmasın…”
Bu cümle aslında her şeyi anlatıyor.
Çünkü başarı sadece madalya kazanmak değildir. Başarı, rakibin zihnine girebilmek, daha müsabaka başlamadan saygı uyandırabilmektir. Genç ve dinamik bir başkan, camianın içinden gelen yöneticiler ve en önemlisi genç teknik kadro....
Geçmişin emeği, bugünün disiplini ve geleceğin vizyonu ile…
Zirvenin adı artık değişti: Türkiye.

Yazara Ait Diğer Yazılar >>