ŞAMPİYONLUKLAR GÜZEL DE, YA ALTYAPI?

Bir voleybol sezonunu daha geride bıraktık. Yine tribünlerin dolduğu, heyecanın eksik olmadığı, tempolu ve kaliteli maçların oynandığı bir yılı izledik. Ancak işin sonunda senaryo çok da değişmedi.
Kadınlarda VakıfBank SK bir kez daha şampiyonluğunu ilan etti. Avrupa’nın zirvesine çıkarak kendi sahasında kupayı kaldırdı. Bu yalnızca bir kulüp başarısı değil, Türk voleybolu adına tarihi bir gurur tablosuydu.
Erkeklerde ise Ziraat Bankkart genç teknik adamıyla yeniden şampiyonluğa ulaştı. İstikrarını sürdüren bir yapı, planlı yatırım ve doğru organizasyonun karşılığını aldı.
Şimdi sırada Şampiyonlar Ligi Dörtlü Final heyecanı var. Temsilcimiz Ziraat Bankkart kupaya uzanmak için sahaya çıkacak. Açık konuşmak gerekirse ben final bekliyorum. Hatta erkeklerde de kupanın Türkiye’ye geleceğine inanıyorum.
Ancak tam da burada durup düşünmek gerekiyor…
Biz gerçekten bir “voleybol ülkesi” miyiz?
Eğer öyleysek, bu başarının temelini oluşturan altyapıları konuşmak zorundayız.
“Filenin Sultanları” ile başlayan voleybol rüzgârı özellikle kız çocuklarında büyük bir karşılık buldu. Bugün alt liglerde yüzlerce kız takımı mücadele ediyor. Salonlar doluyor, aileler çocuklarını voleybola yönlendiriyor. Bu tablo sevindirici.
Ama aynı şeyi erkek voleybolu için söylemek mümkün değil.
Erkek altyapılarındaki takım sayıları hâlâ oldukça düşük. Birçok ilde lig oluşturacak sayı bile bulunamıyor. Üstelik bunun yanında organizasyon eksiklikleri, salon yetersizlikleri ve altyapıya gereken önemin verilmemesi gibi ciddi problemler var.
Geçtiğimiz günlerde Ankara’daki Batıkent Spor Salonu’nda mini takımların müsabakalarını izleme fırsatım oldu. Açıkçası gördüğüm manzara hayal kırıklığıydı.
Salon eksikliği nedeniyle sıkıştırılmış maç programları, aynı anda oynatılan karşılaşmalar, standart ölçülerden uzak sahalar…
Ortaya çıkan görüntü, “voleybol ülkesi” söylemiyle pek örtüşmüyordu.
En çok da voleybolla yeni tanışan çocuklar adına üzüldüm. Çünkü o sahalarda mücadele eden çocukların arasında geleceğin Eda Erdem’i, Cansu Özbay’ı ya da yeni yıldızları olabilir. Ancak daha yolun başında kötü organizasyonlarla karşılaşmaları, onların spora olan heyecanını kırabilir.
Başarı yalnızca kupalarla ölçülmez.
Gerçek başarı, çocukların spor yaptığı salonlarda başlar. Eğer gelecekte de Avrupa ve dünya şampiyonlukları görmek istiyorsak, bugün altyapıya daha fazla yatırım yapmak zorundayız.
Daha fazla salon…
Daha düzenli organizasyon…
Daha fazla ilgi…
Çünkü bugünün küçük sporcuları, yarının büyük şampiyonları olacak.

Yazara Ait Diğer Yazılar >>