EĞİTİM VE EĞİTİMCİLERİMİZ

EĞİTİM VE EĞİTİMCİLERİMİZ

İlköğretim Okulları 8 Haziran Cuma günü tatile   giriyor..

Çocuklarımız, bir yıl boyunca okul heyecanını yaşadılar, şimdi de tatil sevincini yaşayacaklar..

Karnelerinde yüksek notlar olanlar olacak, düşük not olanlar olacak..

Velilere sesleniyorum;

Başarılı çocuklarınızla övünün.. Ancak, daha çok çalışması gerektiğini söylemeyi ihmal etmeyin..

Başarısız çocukları olanlar ise, hiçbir zaman çocuklarını aşağılamamalı, bir başka çocukla kıyaslamamalı..

Aileler, yaz tatili boyunca çocuklarını kurslara göndermeyi ihmal etmemeli..

Belediyelerin, özel kuruluşların yüzme, futbol, badminton, voleybol, basketbol vb. gibi kursları var..

Çocuklarımız bu kurslardan yararlandırılmalı ve gelecek eğitim öğretim yılına zinde bir şekilde hazırlanmalı..

EĞİTİMCİLERİMİZ

“Öğretmenler de ne iş yapıyor” diyene sesleniyorum..

Bizler bir-iki çocuğumuzla baş edemezken, onlar onlarca, yüzlerce çocuğa eğitim verme gayreti içindeler..

Yaramazlıklarını, gürültülerini, içlerine sindirerek, kızmadan, darılmadan, sabırla görevlerini yapmaktalar..

Onlar, milletvekilleri bir gecede maaşlarını yüzde 46 artırırken, yüzde 4 zamla hayatlarını idame ettiren kişiler..

Çocuklarımızı emanet ettiğimiz eğitimcilerimiz ne kadar refah içerisinde olurlarsa, yavrularımıza o kadar iyi ve faydalı eğitim verebilirler.

Onlara Allah kolaylık versin diyorum..

Çocuklarımıza ve eğitimcilerimize sağlıklı ve hayırlı tatiller diliyorum.

------------------------

 

KÜRTAJ VE NEDENLERİ

 

Kürtaj..

Halk diliyle, çocuk aldırma..

Bilimsel adı;

Rahim tahliyesi..

Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın açıklamasına göre, son üç yılda kürtaj yıldan yıla artış göstermekte..

2009 yılında 60 bin 140, 2010 yılında 58 bin 186, 2011 yılında da 69 bin 364.

Peki neden kürtaj yaptırılır?

Birkaçı;

1- Bilinçsizlik..

2- Gayri meşruluk..

3- Ekonomik sıkıntılar..

4- Aile ve toplum baskısı..

5- Manevi duygulardan yoksunluk..

Yukarıda bazılarını saydığım nedenlerden dolayı hamile kalarak kürtaj yaptırmak zorunda kalanlar var..

Gün geçtikçe örf, adet ve ananelere bağlılık azalıyor..

Genelde, çalışan aileler olmak üzere çoğu aile çocuklarının üzerindeki kontrollerini kaybediyor..

Lise ve hemen üstü çağındaki  hayat tecrübesi noksan bazı genç kızlarımız maalesef kandırılıyor..

...........................

Buna karşın, öyle kadınlar da var ki, günahlarını kimse görmesin, duymasın, toplumda dışlanmasın diye kürtaj yoluna başvurup, ayıplarının üzerini örttüklerini zannediyorlar..

Bu tür kadınlar, ahlaktan, vicdandan, maneviyattan yoksun kişiler..

Tabii ki, tüm nedenler aynı değil..

Ancak, sonuç aynı; kürtaj...

Kürtajı yasaklamak çözüm değil..

Çözüm, Allah korkusu olan, maneviyatı yüksek, güzel ahlaklı, topluma, ailesine ve kendine karşı sorumluluk duygusu olan, en önemlisi analık içgüdüsü taşıyan nesiller yetiştirmek..

Çocuklar, hamurdur, onlara şekil veren bizleriz..

-----------------------------

 

DALKAVUK ARAYAN PADİŞAH

 

Bir zamanlar bir padişah can sıkıntısından kurtulmak için dalkavuk aramaya başlamış. Ama sıradan bir dalkavuk değil, ülkenin en iyi dalkavuğunu arıyormuş. Dört bir yana haber salınmış. Ülkenin çeşitli yerlerinden yüzlerce kişi padişahın dalkavuğu olmaya talip olmuş.

Padişah adayları sırayla huzurunda kabul etmeye başlamış. İlk aday kendisini tanıtıp çalıştığı yerleri anlatmaya başlamış. Padişah sabırla dinledikten sonra, demiş ki:

- Aslında sen pek dalkavuğa benzemiyorsun.

Dalkavuk adayı:

- Nasıl olur padişahım? Hizmetinde bulunduğum herkes benden övgüyle bahsederdi. Onlara da sorsanız benim ne kadar iyi bir dalkavuk olduğumu anlatacaklardır, diyerek kendini savunmaya çalışırken...

Padişah bu adayın istediği dalkavuk olmadığını söyleyip diğer adayı  çağırtmış. Aynı konuşmalar defalarca tekrar etmiş. Gelen herkes kendisini ve çalıştığı yerleri anlatıyor, padişahın "Sen pek dalkavuğa benzemiyorsun" sözüne karşılık, kendilerini savunmaya fırsat bulamadan sıra diğer adaya geçiyormuş.

Nihayet bir aday da kendini tanıtınca padişah yine aynı sözle eleştirmiş:

- Aslında sen pek dalkavuğa benzemiyorsun.

Aday:

- Pek benzemem padişahım!

Padişah:

- Dur bakayım sanki biraz benziyorsun?

Aday:

- Biraz benziyor olabilirim padişahım!

Bu sözler üzerine padişah, adamı sarayın dalkavukluğuna almış.

Yazara Ait Diğer Yazılar >>