HALKIN SANATÇISI NEŞET ERTAŞ

Neşet Ertaş...

Halkın sanatçısı...

Sözlerinde, sazlarında, hep halk vardı... Hep Hak vardı...

Bugünkü bazı sanatçılar gibi, ukala, zıbıdık değildi...

Bugünkü bazı sanatçılar gibi;

“Arabada beş, evde onbeş...” gibi, belaltı, türküler söyleyerek, kıçını-başını sallamıyordu...

 

Her sözünde, bir anlam vardı...

 

Güzele güzel, çirkine çirkin diyebiliyordu...

 

Devlet sanatçısı olabilmek için, her türlü yalakalığı yapan bugünkü bazı sanatçılar gibi değildi...

 

O, kendisine dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından teklif edilen Devlet Sanatçılığı unvanını, elinin tersiyle itmiş, “Hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım, bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre hizmet eden ecdadımız adına aldım” diyebilme yüceliğini gösterebilmiş bir sanatçıydı...

 

Neşet Ertaş, mütevaziydi... Küçükle küçük, büyükle büyük olurdu...

 

Neşet Ertaş, sahneye çıktığında, sıcaktan bunalınca, ceketini çıkarmak için halktan izin isteyen bir gönüle sahipti...

 

Büyük usta, bozkırın tezenesi, halkın sanatçısı Neşet Ertaş’la ilgili bir hatıramı anlatmak istiyorum:

 

Sincan’da doğalgaz temel atma töreni...

Yer; Harikalar Diyarı’nın ilk halleri...

Yerler toz, toprak çamur...

Böyle bir alanı kim doldurabilir?

Tabii ki Neşet Ertaş...

Davet ediliyor Ertaş...

Ben de gazeteci olarak orada bulunuyorum...

Sahne, bir kamyonun üzerine kurulmuş...

Müzik sistemi, çok bozuk...

Konser alanı, hınca hınç dolu...

Öyle ya;

Bozkırın tezenesi, Sincan’a gelir de o alan dolmaz mı?

Bir baktım ki, sahnede, bir tek sandalye...

 

Eski, yamulmuş eski sandalyelerden...

 

Şimdiki sanatçılar olsa, mümkün değil, o sandal-yeye oturup da sanatını icra etmez...

Kapris yapar, çeker gider...

Ama o;

Neşet Ertaş...

O, eski püskü sandalyeye oturdu, aldı sazı eline, vurdu sazın teline, başladı türkülerini ard arda söylemeye...

 

Halk, konser bitene kadar, ayrılmamıştı alandan...

 

Çok üzülmüştüm sandalye olayına...

 

...Ve köşe yazımda dile getirmeden edememiştim...

 

Neşet Ertaş’ın vefatının 9. Yılı...

Bir kez daha Allah rahmet eylesin diyoruz...

Mekanı Cennet olsun...

Böyle sanatçıları, unutmamak gerek...

Her yıl anmak, programlar yapmak gerektiğine inanıyorum...

 

Etimesgut Belediyesi, salonlara, parklara ismini vererek, yaşatıyor Neşet Ertaş’ı...

Yaptığı müzede heykelini yaparak, unutturmuyor usta sanatçıyı...

Neşet Ertaş Anma Programı yaparak, gönüllerden hiç eksilmeyen bozkırın teze-nesini adeta yüreklere kazıyor...

 

Teşekkürler Etimesgut Belediyesi...

Teşekkürler Belediye Başkanı Enver Demirel...

Yazara Ait Diğer Yazılar >>