HİZMET YAPANLARIN ELLERİ ÖPÜLÜR

HİZMET YAPANLARIN ELLERİ ÖPÜLÜR

Değerli okurlarım..

En kolay şey nedir? diye sorarsanız;

“Eleştirmek” derim..

Bir iş yapılır, bu işe iyi, güzel, hoş olmuş diyen bulunmaz..

Mutlaka bir kulp takılır..

“Burası böyle olsaydı daha iyi olurdu.. Şurası şöyle olsaydı çok daha iyi olurdu.. Orası olmamış” gibi sözler söylenir..

“Haydi gel sen yap” denildiğinde de, elini taşın altına kimse koymaz..

“Bu benim işim değil..”

“Ben karışmam..”

“Neme lazım..” gibi mazeretler uydurulur..

.....................

Ben, 40 yıldır gazetecilik yapıyorum.. Sincan’daki gazetecilik hayatım ise, 1994 yılında seçimlere yakın başladı..

O günlerde, adayların seçim vaadleri arasında “Merkez Camii”yi yıkıp, Sincan’a yakışır bir cami yapmaktı..

Bekir Yıldız dönemi..

Rüstem Altınbaş dönemi..

Hasan Altın dönemi..

..Ve Doç.Dr.Mustafa Tuna dönemi..

Her Belediye Başkanı, ucundan-kıyısından birşeyler yapmaya çalıştı..

Yani, pişirdiler, ortaya koymak kaldı..

Bu dönem de, proje Meclis’ten geçti, kazma vurma zamanı geldi..

Yıkılacak olan mevcut camiiye bir bakalım..

Duvar sıvaları dökülmüş..

Boyaları solmuş..

İçerisi nem kokuyor..

..Ve Sincan’a küçük geliyor..

.........................

Gelelim, projesini gördüğüm cami alanı planına..

Geniş otoparkıyla..

Dükkanlarıyla..

Kültür salonlarıyla..

Asansörüyle..

Yürüyen merdiveniyle..

..En önemlisi de, kapalı alanda 3.500 kişinin, avluda 1.500 kişinin.. Yani, toplam 5 bin kişinin aynı anda namaz kılabileceği bir camisiyle, Sincan’a yakışacak..

.........................

“Projede hata yok mu?” diyenleriniz olacaktır..

Elbette vardır..

Önemli olan niyet..

Hatasız hiç bir şey olmaz..

Yazımın başında belirttiğim gibi, “Hata ararsanız, bulursunuz”

Önemli olan, bardağın dolu tarafını görmenizdir..

Bu hizmetleri yapanlar sırtlayıp gitmeyecek..

Gelin, hep beraber bu projeye maddi- manevi destek verelim..

Biran önce bitirilsin ve ibadete açılsın..

Dükkanlar açılsın, Sincan ekonomisi biraz daha canlansın..

................................

Kültür Değerlerimizi Yaşatma ve Eğitime Hizmet Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yiğit, Fatih bölgesinde Yenikent’e giderken, havuzun yanındaki 175 dönüm araziyi üniversite alanı olarak tahsis ettirdiğini söylüyor..

En az 4 yıllık bir üniversite yapılması için çaba göstereceklerini belirtiyor..

Değerli okurlarım..

Hep Sincan’a Üniversite.. Üniversite.. Üniversite diye bağırıp duruyoruz..

Alın size Üniversite yeri..

Üniversitenin bölgeye faydalarını anlatmaya gerek yok..

Ekonomik, sosyal, kültürel yönden büyük katkısı olacak bu üniversitenin..

En önemlisi de, Sincan’ın kötü görünen imajı silinecek..

 

Ben, bu hizmetleri gerçekleştiren Kültür Değerlerimizi Yaşatma ve Eğitime Hizmet Derneği Başkanı Mehmet Yiğit hocamıza, Yönetim Kurulu’na, Pevril Geçer adı geçmeyen kahramanlara teşekkür ediyorum.

--------------------------------

 

ABDURRAHİM KARAKOÇ  İSMİ  ETİMESGUT’TA

 

Değerli okurlarım..

Yakın zaman içinde kaybettiğimiz değerli yazar-şair, Mihriban türküsünün söz yazarı Abdurrahim Karakoç ile ilgili bir tavsiyede bulunmuştum.

“Abdurrahim Karakoç ismi”nin yaşatılmasını istemiştim.

Başbakan R.Tayyip Erdoğan’ın dahi evine kadar giderek Kur’anı kerim okuması ve 1.5 saat kalması, Abdurrahim Karakoç’un ne denli bir insan olduğunun göstergesi değil mi?

Etimesgut Belediyesi elini daha çabuk tuttu ve Abdurrahim Karakoç ismi bir parka verildi..

Sayın Enver Demirel’e bu duyarlılığından dolayı teşekkür ediyorum..

Sincan Belediye Başkanımızdan da aynı hassasiyeti göstermesini bekliyorum..

Bir kütüphane yaparak, isminin de “Abdurrahim Karakoç Kütüphanesi” olması yakışmaz mı..

Yazara Ait Diğer Yazılar >>